30 Temmuz 2010 Cuma

Mental Çöküş: Galatasaray: 2 OFK Belgrad:2

Galatasaray cephesinde yeni bir şey yok. Skor ya da oynanan oyundan bağımsız olarak, Galatasaray’ın mental anlamda çöküşü OFK Belgrad maçından sonra tartışmalara muhtemelen başka bir boyut getirecektir. İşin özü şu ki, fizik anlamda diri görünen ve topa sahip olup seri pas yapan bir takımın 60. dakikadan sonra tamamen kendi isteğiyle inisiyatifi futbol tanrılarına bırakması, her hangi bir mevkiye yapılacak transferle ya da taktik dizilişi gözden geçirmekle çözülebilecek bir sorun değildir. Şu ana kadar yapılan yorumlar topu oyuna sokamayan stoperler, pas yetisi kısıtlı yahut geri gitmiş orta saha oyuncuları, alternatifi olmayan forvetler üzerine odaklanmışken, transferleri geciktirenler ya da takımın ihtiyaçlarına göre önlem alamayanlar suçlanırken Galatasaray taraftarı, cevabını kimsenin bilmediği bir soru ile muhatap bırakılmış durumdadır:


Mental anlamda Galatasaray’ın toparlanabilmesi için ne yapmalı?

Bir oyuncu grubunun oynadığı oyundan keyif almadığı bir ortamda taraftar nasıl iyi futbol beklentisine girebilir ki? Galatasaray’ın durumu anti depresan tedavisini bırakmış bir şizofreni hastasına benziyor. Gerçekliğin medya, başkan teknik direktör ve futbolcular tarafından yeniden kurgulandığı bir ortamda insanlar neye inanacaklarını sapıtmış durumdalar. Çözüm ne peki? Bu sezon Galatasaray taraftarına sunulacak anti depresan ne olacak?

Kalitesiz futbolcular mı?

Zamanında yapılamayan takviyeler mi?

Yönetim yanlışları mı?

Türkiye gerçeklerinden uzak uygulanan oyun sistemi mi?

Yıldız oyuncuların ego problemleri mi?

Takıma kalite getireceği varsayılan oyuncuların eksikliği yahut bazı oyuncuların alternatifsizliği mi?

Biz yinede tek maç üzerinden gemileri yakmayalım diyelim. Eğer hala yanmamış gemiler kaldıysa geride.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder