
Ligimizin, taktik yönü yetersiz kalan futbol anlayışında, bu açığın güçlü ve mücadeleci oyuncularla kapatıldığını söylemek yanlış olmaz. Son dönemlerde, Sivasspor’lu Mehmet Yıldız tarzında “ayıboğan” olarak tabir edeceğimiz forvetler özellikle Anadolu takımları tarafından aranır oldu.
Türkiye liglerinde, Hakan Şükür ile başlayıp Mehmet Yıldızla devam eden “pivot santrafor” fetişizminde önemli bir geçiş noktasıdır Veysel Cihan. Hava hakimiyeti yüksek, çevresindeki oyunculara yüksek topları indiren, gerektiğinde top tutup, pozisyon hazırlayan “yapıcı” santrafor tipinden, “yarıcı, dağıtıcı” olan “yıkıcı” olana geçişin simgesidir.
John Lennon’ın bir deyişi vardır:
Before Elvis, there was nothing…”
Yani, Kral’ın, Rock müziğin gidişatı ve kendi müzik anlayışı üzerindeki etkisini nitelemeye yönelik -Türkçe meali- “Elvis’ten önce hiç bir şey yoktu” demiştir kendisi. Bugün Mehmet Yıldızlar, Mehmet Yılmazlar, De Nigrisler, Herve Tumlar, Leo Iglesiaslar hatta bir dönem görünüp kaybolan Ivan Lietavalara ligimizde değer veriliyorsa, futbolcu adayı gençler, bu saydığımız kişileri örnek alıyorsa hepsi Veysel Cihan sayesindedir.
“Veysel Cihan’dan önce hiçbir şey yoktu”
O, gücüyle, azmiyle, kısıtlı yeteneklerine ve taktik oyun bilgisine rağmen ayakta kalmayı başardı. Durmadan savaşmayı, tekme, dirsek, yumruk yemek pahasına rakibini yıldırmayı, pes etmemeyi gösterdi.
Bugün Mehmet Yıldız çıkıp “Gücüm Allah vergisi” demeden önce iki kere düşünmeli. Gücü Allah vergisi olabilir ancak bugün Türk futbolundaki varlığı Veysel Cihan ve onun simgeledikleri sayesindedir.
Çok yaşa Kral!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder