
Bildiğim kadarıyla 5 albümlük bir seri, Fuat Saka’nın “Lazutlar” çalışması. Özellikle ilk iki volümünün Karadeniz müzikleriyle ilgilenen herkesin arşivinde bulunması gerektiğini düşünüyorum. Lazutlar projesi ile Fuat Saka, Gürcü, Türk ve Rum müzisyenleri bir araya getirip, birçoğu unutulmaya yüz tutmuş, Karadeniz yöresine özgü Türkçe, Rumca, Lazca ve Gürcüce halk şarkılarını bizlerle ulaştırdı. Tıpkı yakın geçmişte, Trabzonspor’un Fatih Tekke, Gökdeniz Karadeniz, Hüseyin Cimşir gibi kıyıda köşede keşfedilmeyi bekleyen yerel yetenekleri Türk futboluna kazandırdığı gibi.
Lazutlar serisi, ailemin bir kanadının Karadenizli olmasına rağmen benimsemekte zorluk yaşadığım o kültürü bana çok daha farklı bir açıdan tanıtmıştı. Bir nevi sihirli reçete… İhtiyacı olana.
Ve şimdi futbola ve Karadeniz’e dönüyoruz. Trabzonspor’da kriz var. Trabzonspor’da işler iyi gitmiyor. Trabzonspor’un marka değeri eriyip gidiyor. Peki neyi nasıl yapmalı acaba? Bir anekdot vardır; geçmişte esen fırtına, ligde tozu dumana kattığında Trabzonspor’u taktik anlamda çözemeyen spor medyası, Trabzonspor’un oynadığı taktiği tartışmaya açar.
Trabzonspor ne taktiği oynuyor?”
Bu soruya muhatap olan Trabzonsporlu yönetici bu konuyla ilgili bir demeç verir.Tartışılan sorunun cevabı garip ama anlamlıdır:
-Trabzonspor Faroz taktiği oynuyor.
Yerelliğiyle fark yaratan bir kulüp geleneğinden bahsediyoruz. Ancak günümüz kulüp yönetimi gerek idari gerek sportif anlamda Faroz mahallesi sınırlarına sığmıyor haliyle. Faroz yahut “yerellik”, mantalite olarak değil özkaynakların kullanımı ve geçmişteki gibi yerel yeteneklerin Türk futboluna kazandırılması anlamıyla Trabzonspor’u yansıtmalıdır. İşte o zaman “Fırtına” Trabzonspor’un içinde değil de esmesi gereken yerde yani ligde tozu dumana katabilir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder